Bu yazıları kimin kaleme aldığını, bir efsanenin nasıl hikâyeye dönüştüğünü ve bu güncenin amacını anlatıyoruz; Antik Yunan tapınağından Anadolu söylencelerine uzanan bir yolculuğa çıkıyoruz.
Her gece aynı efsaneleri birbirimize anlatırken, bir gün bu notların aslında bir güncenin tohumu olduğunu fark ettik. Eski bir defterde biriken mitler, halk hikâyeleri ve yarım kalmış söylenceler zamanla düzenli bir anlatıya dönüştü. İlk sayımızın başlığı 'Zeus hediyesi' idi ve yalnızca on bir kişiye ulaştı; bugün binlerce okuyucu bu eski defterin sayfalarını bizimle çeviriyor.
Her yazı, güvenilir bir kaynaktan ya da eski bir kitaptan yola çıkar ve konunun uzmanı biri tarafından mutlaka kontrol edilir. Bir iddia, ikinci bir araştırmayla doğrulanamıyorsa sayfada yer bulamaz. Çünkü her efsane, insanlığa tanrıların hediyesi gibi gelir ve onu aktarırken özenli olmak zorundayız.
Bir efsaneyi ancak kaynağına inip doğruladıktan sonra anlatırız.
Yarım kalan araştırmalar da yazıda kalır. Bazen en büyük hediye, tamamlanamamış bir efsanenin izini sürmektir.
Hatalar sayfada düzeltilir, neyin değiştiği not düşülür; her düzeltme, okuyucuya küçük bir hediye kutusu gibi şeffaflık sunar.
Ayda bir uzun inceleme, bir de kısa halk hikâyesi notu; ikisi de yayımlandığı sabah gönderilir. Yeni abonelere başlangıç hediyesi olarak özel bir efsane derlemesi sunuyoruz.
İstediğin an tek tıkla ayrılabilirsin; hediyen hazır olduğu sürece güncemiz seninle kalır.